hırrr

hırrr
İyiyi goruyor takdir ediyor ama kotu yoldan gitmeyi tercih ediyorum.

11 Şubat 2010

i lost the game

Küçüktüm.Çok değil.İnsanlara sahte gülücükler atıyordum penceremden.Duygularım en büyük belirsizliğiydi ruhumun.Ailem ve bir kaç arkadaşım dışında hiçkimse benim için bir anlam ifade etmiyordu,belki onlar bile değil.Özellikle karşı cinsime karşı samimi tek bir duygum bile yoktu.Amaçlarım doğrultusunda hareket ediyordum.Evet ben büyüyordum ama bir dengesizlik söz konusu idi ve kadınların bir et parçasından ibaret olduğu fikri gün geçtikçe tescilleniyordu o cahil beynimde.O günlerde çok fazla internette takılıyordum.Önüme gelen herkesle konuşup aklımca herkese birden sahip olabilceğimi düşünüyordum ve o karmaşık saçma ötesi dönemde karşıma mükemmel bir insan çıktı..
Tamamen değişmiştim.Bugune kadar izlediğim bütün stratejileri siliyordum yavaş yavaş zihnimden ve bir kalbim oldugnu anladım.Hayatıma renk gelmişti.Bugune kadar yaşadığım hiçbir şeyde o anki huzuru bulamamıştım.Hep bana monoton ve saçma gelen defalarca maskemin altından çıplak bedenlere fısıldadığım o 2 kelimenin büyüsüyle hayatım silbaştan değişmişti.Olumlu gelişen bu kadar olaydan sonra ben hayatımın en gereksiz en pişman olucağım ve vicdan azabı denen illeti iliklerime kadar hissetiricek hatasını yaptım.Evet ben aldattım.Herşey bitti.Yaşadıklarım kısa bir film gibi gözümün önüne geliyordu sürekli ve elimden hiçbişey gelmiyordu ne yazık ki.Bir rüyaydı ve uyanmıştım .Uyanmama hakkına sahiptim ama ne yazık ki o kadar hakim değildim kendime.Neden bu kadar uzun yazdım onuda bilmiyorum.
İstiklal'e her çıktığımda sağa sola bakarak yürüyorum iştah açan reyonlara bakan kadınlar gibi.Belki bir umut.Belki seni görürüm diye.Madalyona iki yüzünden de bakmak lazım.Belkide birdaha hiç göremiyeceğim seni ve şuan sen en beğendiğim parfümünün kokusuyla kaplı odanda en sevdiğim kırmızı ojelerini sürerken ben hiç bitmeyen sigaramın dumanı altında aptallığıma kadeh kaldırıyorum..

0 yorum:

Yorum Gönder