hırrr

hırrr
İyiyi goruyor takdir ediyor ama kotu yoldan gitmeyi tercih ediyorum.

23 Şubat 2013

SİNİRLENMEYE BAŞLIYORUM

Şu amına koydumun hayatında her an insanın başına herşey gelebilir hertürlü zor durumda hertürlü çaresizliği yaşayabilirsiniz o yüzden insanları dışlama hor görme kadar kahpece birsey yok bundan vazgeçin .

20 Şubat 2013

Absoulutely..

"Hatali oldugumu biliyorum. En büyük hatam Senin büyüklügünü yeterince bilmemekti. simdi anliyorum ki Sen beni merhamet kitabindan silip atmadin. Beni unutmadin. Sen benimlesin ve beni korursun. Bir de lütuflarin tamamlansa. Mademki elimden tuttun yalvaririm, yolumu aydinlat. Yalvaririm. Isiga baska herkesten daha fazla hasretim. Eger bu karanliktan çikabilirsem daima seninle birlikte olacagim."

13 Mart 2012

'amına koyim'

Klişelerden oldum olası nefret etmişimdir.Mesela 'ayvayı yedik'.Gerizekalının biri kötü bir durumla karşılaştığında ayvayı yedik demiş.Biz de belki bir asırdır bu saçma şeyi devam ettiriyoruz.Belki ben çok seviyorum ayvayı dimi ama !?
Bunun gibi binlerce örnek verebiliriz.Hepsi de birbirinden saçma.Ama içlerinden bir tanesi var ki sanki hepsinin aksine unutulmamak için söylenmiş gibi.'Amına koyim' ya.Var mı daha ötesi ?
Dilimizin en mükemmel nesnesiyle en harika fiilini barındıran bu cümlede araya bir de kendimizi gizli özne olarak sıkıştırıyoruz ve ortaya böyle bir şey çıkıyor.
Ama gel gelelim her duygu halinde her durumda ,istisnaları çıkartırsak hemen hemen yerde rahatlıkla kullanabildiğimiz bu cümlenin bayanların ağzına yakışmadığını söyleyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazla.Nasıl bi beyin yapısına sahip olduklarını merak etmiyor değilim açıkçası.Siz hiç incecik sesiyle 'amına koyim ya tırnağım kırıldı' diyen bir kızın sesinden mini hazlar yaşadınız mı?
Bayanından erkeğine,Yaşlısından gencine,ölüsünden dirisine yediden yetmişe herkesin ağzına yakışan bu mühendislik harikası eseri sonsuza kadar gururla taşımamız dileğiyle..

25 Aralık 2010

çok ciddiyim

Bazen cüzdanınızın fermuarlı gözünde ,evde masanızın üstünde,okul çantanızın içinde,marketlerde kısacası her yerde görebilirsiniz beni.çok düşünmeyin tanıdınız işte 'ben herkesin hayatında farklı anlamlar taşıyan madeni 1 lirayım.'
Bazen kaldırımın kenarında oturan dilencinin önüne bırakırsınız beni yavaşça.Bazen de yılda maksimum 3 kere bu şerefe erişen fakir bir çocuğun,içinden renkli kartlar çıkan cips parası olurum.Kimi zaman Eminönünde kuşlara yem atmak için kullanırlar beni kimi zamanda okuldan çıkan ergenlerin 3 dal sigara parası olurum.Bazıları için çok büyük bir değerim vardır, bazıları ise yılda belki 8-10 kere görür beni.Kimileri benim sahtelerimi üretip piyasaya sürerler.Ben çok kızmıyorum onlara herkesin bir geçim yolu var bu ülkede.
Ama bazen çok kırıyorlar beni.'Düşen bizden değildir' deyip sokaklara atanlar bile var. Aslında alıştım artık canımı acıtmıyor eskisi kadar.Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim .Geçen gün İstiklal caddesinde, çöpçatan sitelerinde tanıştığı basit bi' kızla ilk buluşmasının ilk dakikalarını yaşayan genç arkadaşım :
Beni yere düşürdükten sonra eğilip almadığın gibi bide yeni terlemiş o iki tel bıyığının altından gülümsedin ya pis pis. Keşke imkanım olsaydı da bunu yüzüne söyleyebilseydim. Sen mükemmel bi' Orospuçocuğusun.

8 Kasım 2010

Dear son

Sevgili oğlum,
ben bunu yazdığımda sen çok uzaklarda olacaksın. Eğer şansın olsaydı belki bundan üç sene sonra şakır şakır konuşacak ,yedi yaşına geldiğinde okul adı verilen ; aslında herkesin mecbur olduğu ama hiç kimsenin sevmediği iğrenç bir şeyle karşılaşacaktın. Ben sana güzel güzel kıyafetler elbiseler alacak güzel yerlere götürecektim. 15-16 yaşına geldiğinde kızların ağzının suyunu akıtacak, hoşuna gidenlerin göbeğinden viski içecektin. 20 yaşına geldiğinde sana verdiğim harçlıkların yarısını caddedeki eczaneyle paylaşmak zorunda kalacaktın. Belkide bundan yıllar sonra kendini geliştirip bir mühendisi avukatı doktoru siktir et de cumhurbaşkanı bile olabiliten vardı eğer o plastik barajı aşabilseydin. Ne yazık ki şuan halkalı çöplüğünde, o yarı şeffaf plastiğin içinde milyonlarca kardeşinle beraber kaderine terk edilmiş durumdasın. Beni affet oğlum..

Sevgiler baban.


SPERMLERİNİZİ SEVİN ARKADAŞLAR..

17 Ekim 2010

siyah sayfalar

farklı kızlara yönel hayatı yaşa birdaha bu yaşa gelmeyeceğini unutma senden beklentileri olan insanları düşün sana emek veren insanları düşün çalış kendini geliştir hedefin yüksek olsun hayallerini düşün sakın arkana dönüp bakma sen yaptıgın yanlışlarla ve doğrularla sensin geçmişi hatırlama hakedenin kazanamadığı bu dunyada haketmeyenlerde kazanamaz asla bunu bil bi' bira çak müziğin sesini iyice aç ve unut onu..

15 Eylül 2010

Nokta.


Kırmızı bir ışık vurdu yüzüme gecenin karanlığından fırlayıp gelen ,siren sesleri kulağımı rahatsız ediyordu. Pişmanlıklar çok yaşadım bilirim ne demek olduğunu. O yüzden pek umudum yoktu yapabileceğim birşeyde , sonun yavaaş yavaş gelmesini beklemekten başka..
Bir ilişkide aldatan taraf sonuna kadar haksızdır doğru. Ama geçmişi tamamen silerek yaşanmış bütün güzelliklere anılara saygısızlık etmek midir haklılık ?
Şuan elime kalemi almamdaki amaç pişmanlığımı üzgünlüğümü satırlara dökerek rahatlamak değil ha. Evet, ben üzülüyorum ama herşeye ragmen senin yitirdiğin anlayamadığın bazı duyguları hala sol yanımda taşıdığım için üzülüyorum. Bazen kızıyorum kendime ama sonra hemen affediyorum ,egoistim ya hani..
Sadece profilinde resimleri konuşmaları gördüğümde bile yüzümdeki tebessüm hiç kaybolmuyor, kaldı ki dahasını bilsem gülmekten alıkoyamam kendimi. Yazık..
Kendini avutmanın daha akıllıca bir yolu vardır bence kaslı 2 gavurun resimlerine bakarak böylesi bize gelmez demekten başka. Büyüdüğünde sende gülüceksin kendine ama olsun eğlen şimdilerde en güzel yaşındasın..
Geriye dönüp baktıgımda sende hala benden birşeyler olduğunu görebiliyorum. Zor değil bu. Günlük konuşmalarında dahi kullandığın bazı kelimeleri 6 ay önce bilmediğini de biliyorum. Ama çevreye farklı görünmek niye onu anlayamıyorum işte.
Belki ben suçluyum ama aynanın karşısına geçtiğimde kendime yalan söylemiyorum. O yüzden sende aynanın karşısına geçtiğinde onu unuttum deme sakın..

Bizim masalımızın da böyle bitti işte ,o gecenin korkunç karanlığında..

3 Temmuz 2010

Hayatın Renkli Sayfaları -vol 2

Sayfalar göz yaşlarıyla ıslandığında eskisi kadar rahat okunamazlar ne kadar renkli olsalar da..
Yüzündeki o mutlu gülümseme kayboldu.Boşluğa bakar oldun artık.Boğazında hiç gitmeyen bir düğüm varken zihninde geçen 3 aydan kalan kısa metrajlı filmleri izliyorsun dimi ?
Meydandaki İlk karşılaşmanızda gözlerinin içi gülüyordu, dün sadece sadece kanlanmış ve ıslak bir çift göz gördüm ben.Hayallerin uçup gitti mi yoksa ? İçinde anlam veremediğin birbirine dolanmış duygular var mı seninde ? Şuan onsuz kadehini kaldırırken daha önce onunda bu odada olduğunu anımsayıp gözlerinden damlalar düşüyormu ? Daha önce onunla oturduğun koltuğa yalnız başına oturdugunda çıldıracak gibi oluyormusun ? İşte kaybetmek aynen böyle bişey.
Ama sonunda ayrılık olsa bile sırf onun huzuru-mutluluğu-geleceği için aldığın kararlar aklına geldiğinde yüzüne bir tebessüm oturuyor dimi ? İşte sevmek de aynen böyle bişey.
Güzel başladı ve güzel bitti.
Herşeye rağmen hayat devam ediyor.
Sonunun böyle olacağını nerden bilebilirdin ki ?
O sonunun böyle olacağını nerden bilebilirdi ki?
Hangi aşk adil ki ..?

04.07.2010*

Karmakarışıklaşmaktan kastınız bu olsa gerek*

İlk buluştuğumuz günü hatırlıyorum sevgilim..
Gri eşofmanlarınla mor bir t-shirt vardı üzerinde ve sürekli tebessüm eden masum yüzün.Bugun odamın duvarına yazdığın 4 kelimelik bir cümle dalga geçti benimle.Birlikte çekindiğimiz fotoğraflara baktım saatlerce.Sırf sen yokken senden bişeyler kalsın diye sıktığın o parfümünün kokusunu çıkartamıyorum hayatımdan.Sen gittin ama kokun hala buralarda bi yerlerde hissedebiliyorum.Şuan yanımda olmaman değil bir daha hiç yanımda olamayacak olman benim içimi acıtıyor.Belki ordan mutlu gibi gözüküyorum ama hiçbir şey dışarıdan görüldüğü gibi değildir bunu da sen öğrettin bana .Aslına bakarsan düşünüyorum da geçen zaman bizi eskitti değilde eksiltti gibi sanki ha ne dersin.Belki de ben bunları yazarken sen gözlerini karartmış benden ne kadar nefret ettiğini anlatıyorsun o çok sevdiğin arkadaşlarına kim bilir.Her şeye rağmen mutlu olmanı dilerim..
Şimdi içmem lazım..

02.07.2010*

3 Nisan 2010

Korkarak yaşıyorsan yanlızca hayatı seyredersin . *ş.f

Güneşin tüm kaşarlığıyla gülücük attıgı bir istanbul sabahına merhaba derken aslında çoğu kişinin düşünüpte çözümleyemediği bazı şeyler vardır. Eğer 18 yaşındaysan birilerinin senden beklentileri olur. Ve işin garibi bunlardan bazılarıyla henüz tanışmamış olmandır.Şöyle diyelim biz kısadan olsun .Eğer okumaz ve lise mezunu olarak bi işe girip çalışırsan okumamış derler cebinin dolgunluğu yada gözlerindeki iş aşkı bi anlam ifade etmez vermezler kızı.İşte bu çok kötü .Eğer okumaya karar werirsen , havanın ısınmaya başladığı kuşların cıvıldadığı bahar mevsimini finallere hazırlanarak ömrünün en güzel 4 yılını heba edersen ve elinde diploma işsiz gezersen gözlerindeki parlaklık da çözüm değildir.Okumuş derler takdir ederler ama işin yok diye yine kızı vermezler.Çok karamsar bi durum.Ama aslında hiç gerek yok bunları düşünmeye biliyomusun.Biraz sessizlik ,2 kadah şarap ve kirli bi çarşaf tüm çıplaklığıyla ortaya serer herşeyi.Bi'şey isticeksen babasından istemeye gerek yok kız zaten verir ..